21 Ekim 2009 Çarşamba

oruç aruoba

şimdi :
ne ay çıkıp iniyor
ne güz gelip geçiyor
sen olmayalı.
sarı-kızıl yaprak
kuru-kırık dal
senle dolmayalı
yitiyor.

şimdi
sen olmayalı
olmuyor.

yoksun şimdi :
olmuyor

27 Eylül 2009 Pazar

ghost

oh my love, my darling
i've hungered for your touch
a long lonely time
time goes by so slowly
and time can do so much
are you still mine?
i need your love,
i need your love
god speed your love to me

lonely rivers flow to the sea
to the sea
to the open arms of the sea
yeah yeah
lonely rivers sigh "wait for me"
wait for me
i'll be coming home
wait for me

oh my love, my darling
i've hungered,
hungered for your touch
a long lonely time
and time goes by so slowly
and time can do so much
are you still mine
i need your love, i,
i need your love
god speed your love to me
ooh

18 Eylül 2009 Cuma

yoklar

hani
nerdeler?
hemingway'ler, t.s. elliot'lar, pound'lar, e.e
cummings'ler, jeffers'lar, william carlos
williams'lar?
thomas wolf nerde? william
saroyan? henry miller, celine, fante, dos
pasos?
nerdeler? öldüler, bilmiyorum, ama yerlerini
dolduracak olanlar nerde? yeni
diğerleri?

bence, şimdiki çete bir grup
yumuşak
sahtekar.

carson mccullers nerde?

biri nerde?
herhangi
biri? nerdeler?

ne oldu? olamayan
ne?

turgenev'imiz nerde? nerde
gorki'miz?

dostoyevski'yi
sormuyorum, yeri
doldurulamaz
feodor mikhailovich'in.

ama
şimdikiler, ne
bunlar? ufak ufak
su sıçratıyorlar, o ne
üstünde çalışılmış bir münasebetsizlik,
ne sıkıcı bir
dil, basıma,
sayfalara,
nefes alıp
vermeye karşı
yapılan
ne
iğrenç
ve piççe
bir
numara

doğal ve
harikulade bir güç
ziyan
ediliyor.

etrafıma
bakınıyor ve
"yazarlar
nerde?" diye
soruyorum.

charles bukowski

17 Eylül 2009 Perşembe

kadın ve erkeğin birbirine muhtaç olma hali

batı edebiyatı'nı (özellikle fransız sanatçıları) işlerken -ki aslında bunu sadece batı edebiyatı ile sınırlandırmak olmaz, elbette şöyle bir yuvarlayıp dünya edebiyatı'nı ortaya koymak şart- işlerken şu kanıya vardım. niçin en büyük üstatlar, en büyük şairler, yazarlar, kısacası "sanatçı"lar erkek? yıllardır süregelen "kadın mı yoksa erkek mi daha akıllıdır?" sorunsalının cevabını bulduğumu düşünüyorsunuz ve çok haklısınız, ama cevap tabiki erkek değil. gerçi şimdi burada zekanın aksine yetenek daha ön planda ama, herneyse... özellikle romantizm akımına baktığımızda, ne bileyim goethe'ye falan hani; kadınlar olmasaydı erkekler böyle acı çekip güzel eserler koyabilirlermiydi ortaya? -hayır. erkekler olmasaydı, kadınlar yüzünden kim acı çekecek, kim yıllardır hatta asırlardır ayakta kalmayı başarabilmiş yapıtları ortaya koyacaktı? kısacası erkekler ve kadınlar birbirine muhtaçtır, ben burada sadece edebiyat konusuna değindim ama bizler her konuda birbirimize muhtacız, kabul edelim artık. (yine de erkekler kadınlara daha muhtaç diyor ve son noktayı koyuyorum)

08 Eylül 2009 Salı

"işitilmeyen"

yuvarlanarak geçtim buradan:
görmediniz.
güneş bile yumdu gözlerini
kapattı kulaklarını
işitmedi
sözlerimi.

yaralanarak geçtim buradan:
sağaltmadınız.
gök bile örtündü bulutlarını
sakladı yıldızlarını
dinlemedi
umutlarımı.

yokolarak geçtim buradan:
yaşatmadınız.
ölüm bile çekti aldı anlarını
tuttu attı anılarımı
dindirmedi
acılarımı.

oruç aruoba

24 Haziran 2009 Çarşamba

güz sabahı buğusunda bir salkım üzüm mü avuçlarımdaki ne?
ayışığı yansıyor yüzüne.
ben böyle bulutsu yüzü, ben böyle ışıksı yüzü
bir onyedi yaşındakinde gördüm,
bir de şimdi düşümde


aziz nesin

20 Haziran 2009 Cumartesi

korku

"insanların çoğu
sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için
düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için
konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için
yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için
unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için
ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için"

william shakespeare

hiç birimiz, hiçbir şeyin kıymetini bilmiyoruz.