şimdi :
ne ay çıkıp iniyor
ne güz gelip geçiyor
sen olmayalı.
sarı-kızıl yaprak
kuru-kırık dal
senle dolmayalı
yitiyor.
şimdi
sen olmayalı
olmuyor.
yoksun şimdi :
olmuyor
21 Ekim 2009 Çarşamba
27 Eylül 2009 Pazar
ghost
oh my love, my darling
i've hungered for your touch
a long lonely time
time goes by so slowly
and time can do so much
are you still mine?
i need your love,
i need your love
god speed your love to me
lonely rivers flow to the sea
to the sea
to the open arms of the sea
yeah yeah
lonely rivers sigh "wait for me"
wait for me
i'll be coming home
wait for me
oh my love, my darling
i've hungered,
hungered for your touch
a long lonely time
and time goes by so slowly
and time can do so much
are you still mine
i need your love, i,
i need your love
god speed your love to me
ooh
i've hungered for your touch
a long lonely time
time goes by so slowly
and time can do so much
are you still mine?
i need your love,
i need your love
god speed your love to me
lonely rivers flow to the sea
to the sea
to the open arms of the sea
yeah yeah
lonely rivers sigh "wait for me"
wait for me
i'll be coming home
wait for me
oh my love, my darling
i've hungered,
hungered for your touch
a long lonely time
and time goes by so slowly
and time can do so much
are you still mine
i need your love, i,
i need your love
god speed your love to me
ooh
18 Eylül 2009 Cuma
yoklar
hani
nerdeler?
hemingway'ler, t.s. elliot'lar, pound'lar, e.e
cummings'ler, jeffers'lar, william carlos
williams'lar?
thomas wolf nerde? william
saroyan? henry miller, celine, fante, dos
pasos?
nerdeler? öldüler, bilmiyorum, ama yerlerini
dolduracak olanlar nerde? yeni
diğerleri?
bence, şimdiki çete bir grup
yumuşak
sahtekar.
carson mccullers nerde?
biri nerde?
herhangi
biri? nerdeler?
ne oldu? olamayan
ne?
turgenev'imiz nerde? nerde
gorki'miz?
dostoyevski'yi
sormuyorum, yeri
doldurulamaz
feodor mikhailovich'in.
ama
şimdikiler, ne
bunlar? ufak ufak
su sıçratıyorlar, o ne
üstünde çalışılmış bir münasebetsizlik,
ne sıkıcı bir
dil, basıma,
sayfalara,
nefes alıp
vermeye karşı
yapılan
ne
iğrenç
ve piççe
bir
numara
doğal ve
harikulade bir güç
ziyan
ediliyor.
etrafıma
bakınıyor ve
"yazarlar
nerde?" diye
soruyorum.
charles bukowski
nerdeler?
hemingway'ler, t.s. elliot'lar, pound'lar, e.e
cummings'ler, jeffers'lar, william carlos
williams'lar?
thomas wolf nerde? william
saroyan? henry miller, celine, fante, dos
pasos?
nerdeler? öldüler, bilmiyorum, ama yerlerini
dolduracak olanlar nerde? yeni
diğerleri?
bence, şimdiki çete bir grup
yumuşak
sahtekar.
carson mccullers nerde?
biri nerde?
herhangi
biri? nerdeler?
ne oldu? olamayan
ne?
turgenev'imiz nerde? nerde
gorki'miz?
dostoyevski'yi
sormuyorum, yeri
doldurulamaz
feodor mikhailovich'in.
ama
şimdikiler, ne
bunlar? ufak ufak
su sıçratıyorlar, o ne
üstünde çalışılmış bir münasebetsizlik,
ne sıkıcı bir
dil, basıma,
sayfalara,
nefes alıp
vermeye karşı
yapılan
ne
iğrenç
ve piççe
bir
numara
doğal ve
harikulade bir güç
ziyan
ediliyor.
etrafıma
bakınıyor ve
"yazarlar
nerde?" diye
soruyorum.
charles bukowski
17 Eylül 2009 Perşembe
kadın ve erkeğin birbirine muhtaç olma hali
batı edebiyatı'nı (özellikle fransız sanatçıları) işlerken -ki aslında bunu sadece batı edebiyatı ile sınırlandırmak olmaz, elbette şöyle bir yuvarlayıp dünya edebiyatı'nı ortaya koymak şart- işlerken şu kanıya vardım. niçin en büyük üstatlar, en büyük şairler, yazarlar, kısacası "sanatçı"lar erkek? yıllardır süregelen "kadın mı yoksa erkek mi daha akıllıdır?" sorunsalının cevabını bulduğumu düşünüyorsunuz ve çok haklısınız, ama cevap tabiki erkek değil. gerçi şimdi burada zekanın aksine yetenek daha ön planda ama, herneyse... özellikle romantizm akımına baktığımızda, ne bileyim goethe'ye falan hani; kadınlar olmasaydı erkekler böyle acı çekip güzel eserler koyabilirlermiydi ortaya? -hayır. erkekler olmasaydı, kadınlar yüzünden kim acı çekecek, kim yıllardır hatta asırlardır ayakta kalmayı başarabilmiş yapıtları ortaya koyacaktı? kısacası erkekler ve kadınlar birbirine muhtaçtır, ben burada sadece edebiyat konusuna değindim ama bizler her konuda birbirimize muhtacız, kabul edelim artık. (yine de erkekler kadınlara daha muhtaç diyor ve son noktayı koyuyorum)08 Eylül 2009 Salı
"işitilmeyen"
yuvarlanarak geçtim buradan:
görmediniz.
güneş bile yumdu gözlerini
kapattı kulaklarını
işitmedi
sözlerimi.
yaralanarak geçtim buradan:
sağaltmadınız.
gök bile örtündü bulutlarını
sakladı yıldızlarını
dinlemedi
umutlarımı.
yokolarak geçtim buradan:
yaşatmadınız.
ölüm bile çekti aldı anlarını
tuttu attı anılarımı
dindirmedi
acılarımı.
oruç aruoba
görmediniz.
güneş bile yumdu gözlerini
kapattı kulaklarını
işitmedi
sözlerimi.
yaralanarak geçtim buradan:
sağaltmadınız.
gök bile örtündü bulutlarını
sakladı yıldızlarını
dinlemedi
umutlarımı.
yokolarak geçtim buradan:
yaşatmadınız.
ölüm bile çekti aldı anlarını
tuttu attı anılarımı
dindirmedi
acılarımı.
oruç aruoba
24 Haziran 2009 Çarşamba
güz sabahı buğusunda bir salkım üzüm mü avuçlarımdaki ne?
ayışığı yansıyor yüzüne.
ben böyle bulutsu yüzü, ben böyle ışıksı yüzü
bir onyedi yaşındakinde gördüm,
bir de şimdi düşümde
aziz nesin
ayışığı yansıyor yüzüne.
ben böyle bulutsu yüzü, ben böyle ışıksı yüzü
bir onyedi yaşındakinde gördüm,
bir de şimdi düşümde
aziz nesin
20 Haziran 2009 Cumartesi
korku
"insanların çoğu
sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için
düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için
konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için
yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için
unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için
ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için"
william shakespeare
hiç birimiz, hiçbir şeyin kıymetini bilmiyoruz.
sevmekten korkuyor, kaybetmekten korktuğu için
düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için
konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için
yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için
unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için
ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için"
william shakespeare
hiç birimiz, hiçbir şeyin kıymetini bilmiyoruz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
